Genel

Çocukluğumuzun Enler’inden ; Mahalle Maçı

Birçoğumuz hemen hemen hepimiz çocukluğunda mahalle maçı yapmıştır. Ve şuan hala yapanlar illaki vardır aramızda. Ne kadar da güzeldir öyle değil mi ? Şampiyonluk maçı gibi hırslı oynadığımız, bir yerimiz kanayıncaya mücadeleye devam ettiğimiz, hırsından ara da kavga ettiğimiz o güzel maçlar o güzel sokaklar..

Belli başlı sabit kuralların olduğu, ve asla değişmeyen o güzel kurallar. Şuan oynayan nesiller bile o kuralları yerine getiriyor.

Neydi o kurallar ? Biraz eskiye dönün isterseniz ; 

İyi oynayan iki kişinin aynı takımda yer almamasına dikkat edilirdi.

 

Maçların hayali kale direkleri arası adım ile sayılır, olmaları gereken yerler iki taş ile işaretlenirdi.
Hava kararınca, ezan okununca, anne-baba çağırınca maç biterdi.
Uç korner bir penaltıydı.
Penaltılarda kaleci değiştirilirse 2 penaltı atılırdı. Eğer ilk penaltı gol olursa ikincisi atılmazdı.
Top, oyun alanı içerisindeki herhangi bir arabanın altına kaçarsa büyük bir şevkle arabanın altına yatılıp top alınırdı. Topu ilk kim kaparsa o takımda başlardı.
Gol olduktan sonra eğer tartışmalar olursa ve golü yiyen takımın bir oyucusu golü kabullenirse rakip takım direk o kişiyi yüceltip “adamın gol diyo” diyerek golü alırlardı.
Atan alır spor vardı. Eğer top kime çarpıp çıkmışsa topun gittiği yer neresi olursa olsun koşa koşa gidip alırdı.
Ve sonuçlar ne olursa olsun her daim birlik beraberlik ve dostluk kalır idi.
Eve Zorla Giren Çocuklardan Evden Çıkmayan Çocuklara..
 Eskiden dışarıdan eve zorlanarak katılan çocuklar vardı. Şimdi ise çoğu çocuk evden dışarıya annesinin ısrarı ile çıkıyor veyahut çıkmıyor. Maalesef geldiğimiz nokta acı.
Şuan az da olsa dışarıda top oynayan ip seken çocuklarınızı eve sokmaya çalışmayın, inanın ki ev dışarıdan daha zararlıdır. Bilgisayar, telefon tablet gibi teknolojik aletlere kafayı gömen nesilden pek umutlu olmayın. Onları sokağa davet edin sokağa alıştırın.
Dışarıda düşe kalka büyüsün inanın evdeki zararın yarısı kadar zarar görmez. Şuan hala dışarıda kıyasıya maç yapan çocukları tebrik etmek lazım. 🙂
Sokaklarda ki gool sesleri, zıplamalar, koşmalar eksik olmasın, yapılan bina apartman sistemiyle biraz azalsa da halen olması bile mutluluk verici.
Çocukları eve hapsetmeyin, salın koştursunlar, oynasınlar enerjilerini yaysınlar. Çocuğun eline tablet vs şeyler vererek çocuğunuza iyilik değil, kötülük yapmış olursunuz.
Yaşasın dışarılarda oynayan çocuklar 🙂 Artması dileğiyle..

Yazar hakkında

Abdurrahman Bilici

Yorum Yap