Genel

ERKEN SEÇİM KARARI NEDEN ALINDI?

ERKEN SEÇİM KARARI NEDEN ALINDI?

Muhalefet ya aptallıktan ya da verilen rolü oynamak için sürekli, “Erdoğan köşeye sıkıştı. Ülkeyi yönetemiyor. O yüzden seçime gidiyor” diyor. Ancak özellikle Sayın Bahçeli ülkenin bekası için çok kritik bir çıkış yaparak bu kararın alınmasını hızlandırdı.

Yenişafak’tan İbrahim Karagül, yaklaşan tehlikeyi çok çarpıcı bilgilerle aktardı. İşte o yazı:

“Türkiye’de seçimlerin erkene alınmasının nedeni hiçbir zaman ciddi biçimde sorgulanmadı. Bu sorunun cevabı hiçbir şekilde tartışılmadı. “Erdoğan’ı devir, Türkiye’yi durdur” projesine kilitlenen muhalefet blokunun bu ihtimalleri hiç dile getirmemesi, anlamaması, algılayamaması ya da bir rol, ihale almışlar görüntüsü vermesi oldukça dikkat çekici.

Oysa seçimlerin erkene alınması tamamen küresel ve bölgesel ölçekte fırtınanın büyüdüğü, Türkiye’yi etkileyeceği, ülkenin bütün bunlara hazırlıklı olması gerektiği önceliklerine bağlıydı. ABD, İsrail ve S. Arabistan’ın Suriye üzerinden İran’la kapışması işte bu büyük fırtınanın işaret fişeğidir. Yemen’den Suriye’ye kadar her alanda İran’la bir hesaplaşma başlıyor.

İran’ı sıkıştırmak daha ilk adımda üç ülkeyi de aynı anda bu büyük savaşın içine sürüklemek üzeredir. Karşı tarafta ABD, İsrail ile S. Arabistan ve BAE vardır. İşler çığırından çıktığı anda Basra Körfezi ülkelerinin hemen tamamı bir şekilde bu çatışmaların içine sürüklenecektir. İşte o zaman, Kızıldeniz-Basra Körfezi arası tam bir ateş topuna dönecektir. ABD ve İsrail’in uzun zamandır başlatmak istediği bölgesel savaşın fotoğrafı da buydu zaten.

Trump yönetiminin İran’la nükleer anlaşmadan çekilmesinin tek sebebi bu bölgesel savaş planıdır. İsrail’in iki gecedir Suriye’yi vurması aynı planın parçasıdır. Hizbullah’ın Lübnan’da seçimleri kazanması ellerini daha da güçlendirmiştir. Suriye kurban seçilmiş, Suriye üzerinden bölgesel bir hesaplaşma başlamıştır. Bunun nerede duracağını kestirmek mümkün değildir.

15 Temmuz başarılı olsaydı, Türkiye-İran savaşı çıkacaktı

15 Temmuz saldırısı başarılı olsaydı Türkiye ile İran’ı savaştıracaklardı, büyük senaryo buydu. Böylece İran’ın hareket alanı daraltılacak ancak söz konusu savaş Türkiye’yi de İran’ı da imha edecekti. 15 Temmuz gecesi işler tersine dönünce ABD ve İsrail, hemen BAE-S. Arabistan ve Mısır üzerinden daha güneyde yeni bir cephe hattı kurdu.

İran’la savaş ihalesi bu ülkelere yüklendi. S. Arabistan’daki darbenin de ana fikri buydu, böyle bir savaşa hazırlıktı. Bir anlamda S. Arabistan’ın 15 Temmuz’u başarılı oldu. Selman ve BAE’li Zaid doğrudan ABD, İsrail istihbaratının aparatlarıdır, onlar ne derse onu yapacaklardır. Başka çareleri de, düşünceleri de yoktur zaten. Bu iki prensin Türkiye ve Erdoğan düşmanlığı bile onlara ihale edilmiştir.

15 Temmuz’dan hemen sonra Türkiye, kendisini cezalandıracak başka adımları önlemiş, Fırat Kalkanı’nı başlatmış, Afrin operasyonunu yaparak onların ellerini zayıflatmıştır. Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmak istenen terör kuşağının amacı Türkiye’yi çevrelemekti.

Daha sonra da Arap-İran savaşlarına müdahalesini önlemekti. Ülkemizin güneyle bütün bağlantılarını kesecek bir tampon bölge oluşturmaktı. Bu yüzden söz konusu bölgedeki Araplar ve Türkmenler sürülmüş, bir demografik harita çalışması yapılmıştır.

Çok acil biçimde Fırat’ın Doğu’suna bakmak lazım

Afrin müdahalesi işte bu çokuluslu senaryoyu boşa çıkarmış, en azından Akdeniz kapılarını kapatmıştır. Ülkemizin seçimden önce ya da sonra çok acil biçimde müdahale alanını Doğu’ya doğru genişletme dışında hiçbir seçeneği yoktur. Doğu Akdeniz ve Ege’den sıkıştırılan Türkiye, çok kısa zaman içinde Fırat’ın Doğu’sundan da sıkıştırılacaktır.

Türkiye’nin güneyi sağlama alınmalı..

Türkiye-Rusya-İran üçlemesine zarar verici davranışlardan kaçınılmalı, ABD-İsrail patronluğunda çıkarılacak yeni Arap-İran savaşına âkil bir tavır alınmalı, ülkemizin güneyi derhal güven altına alınmalıdır.

BAE-Suudi ittifakının her cepheden Türkiye’yi vurması, PKK/PYD dâhil Türkiye karşıtı bütün terör örgütlerine destek vermeleri, 24 Haziran seçimlerine taraf olmaları ve etkilemeye çalışmaları onların Türkiye ile de bir savaşın içinde olduğunun göstergesidir.

Bu seçim olağanüstü bir dönemde yapılacak

İşte biz 24 Haziran’ı bu yüzden bir Türkiye meselesi olarak görüyoruz. Bu yüzden coğrafya meselesi olarak görüyoruz. Bu yüzden küçük hesapların peşine takılanlara saygı duymuyoruz. Bu yüzden devletin merkez iktidar alanının güçlendirilmesi, savunma kalkanlarına güç verilmesi olarak görüyoruz.

Bütün bunların seçimden sonra apaçık ortaya çıkacağını biliyorduk. Ama seçimden önce başladı bile. Öyleyse Türkiye’ye omuz verme zamanı. Vatan ekseninde birleşme zamanı. Bu, olağanüstü bir dönemdir, seçimleri böyle anlamak zorundayız”.

Facebook/GizliDosya

Abdurrahman Bilici

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın

Arşivler

Alexa