İslam

Kalbini Secde’ye Bırak !

Hepimizin hayatta bir çok şeye fazla sevdası vardır. Tuttuğumuz takıma, sevdiğimiz kıza, son model arabamıza ve daha nice şeylere fazlasıyla sevdalanır ve aşık oluruz. Takım tutmak, bir kızı sevmek kesinlikle yanlış bir şey değildir.

Sevdiğimiz kız için bir çok fedakarlığı göze alırız, hediye alırız ve ona vakit ayırırız saten olması gerekende budur. Veya takımımızın maçlarına gider, sonuna kadar destekleriz, bunda da sıkıntı yoktur, sonuçta aşık olduğumuz sevdalandığımız takımın maçına gidiyoruz…

Peki herhangi bir adama, gence sorsak ; Allah’ı seviyor musun ? Cevabı her şekilde evet olur.

Peki, Allah’ı her şeyden çok seviyorsak ve canımızı verenin Allah olduğunun bilincindeysek neden Rabbimiz’e secde etmeyip namazdan kaçıyoruz ? Namaz kılmak eğer bize çok ağır geliyorsa kendimizi tartmalıyız. Kendimizi denetime sokmalıyız. Çünkü Allah’ ayıracağımız on dakikamız yoksa, vay halimize.

Sana bir ömür veren Allah’a günde toplam bir saat kadar vakit ayıra mı yorsan, vay haline…

İmkanın mı Yok ?

Evet, yorgun argın eve geldin, şimdi kim kılacak namazı ? Yatıver gitsin boş ver, bu hepimize olmuyor mu ? Kim kılacak şimdi, ileride kılalım, daha gencim … Bunların hepsinin boş laflar ve şeytanın vesvesesi olduğunu bilmeliyiz. Kim bilebilir yarına çıkacağını ? Yarın namaz kılmak için vaktin olacak mı ? O yüzden en yakın zamanda kalbini secdeye teslim edip, namaza başlamalıyız.

Belkide yarın bir gün secde edemeyeceğiz, belkide hiç namaz kılamadan Dünya’dan göçüp gideceğiz…

Unutma ; İman varsa, imkanda vardır.

Kısa sürede sahibin Allah’a teslim ol ve kalbini secdeye bırak, Rabbi’nin emrine uy, Rabbi’ne yakınlaş…

“Kulum bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir zira yaklaşırım” (H.Ş)

Biz Allah’a yakınlaşmak için adım atalım ki, Allah’ta bize yakınlaşsın…

Yazar hakkında

Abdurrahman Bilici

Yorum Yap