Genel

ORTAK VELAYET ŞART…

Ortak Velayet şart.. Yazıya örnek bir olayla başlayalım..

#Kahramanmaraş‘ta yaşanan bir boşanma olayında velayet anneye verilir. Lakin idrak çağına girmiş olan, 10 ve 12 yaşındaki velayeti anneye verilen çocuklar, babasında kalmak ister.

Çocuklar hem mahkeme huzurunda hem de uzmanlara bu yönde ifade verir. Ancak mahkeme velayeti anneye verir.

Çocuklar görüş günlerinde annelerine tekrar dönmek istemese de, babaları her seferinde çocukları ikna ederek, annelerine götürür. Ama bir gün, velayeti annede olan 12 yaşındaki çocuk, annesinden kaçarak 6 Km yol yürümek suretiyle babasına gider.

Bu durum karşısında, velayeti elinde bulunduran anne, babadan çocuğu getirmesini ister. Baba ise; “Şimdiye kadar hep zorla sana getirirdim. Bundan sonra ben zorla götürmem. Hem çocuk bana, ‘baba sen bizi istemiyor musun?’ diyor. Bu yüzden gelin ikna edin alın“ der.

Bunun üzerine anne, babadan şikayetçi olur. Ve nihayet icra mahkemesi harekete geçer ve çocuğu almak için babasının yanına giderler. Baba görevlilere; “Çocuk buradadır. Buyurun ikna edin alın. Ama çocuğumu cebren götürmeye çalışmayın” der.

Uzmanlar çocuğu “yaz tatilinde 1 ay babanda kalacaksın” diyerek ikna eder ve annesine teslim ederler.

Lakin iki çocuk, yaz tatili için babalarına geldikten sonra, yine annelerine dönmek istemezler. Bunu öğrenen anne, babadan çocukları getirmesini ister. Baba da ; “Ben zorla götürmem. İkna edebiliyorsanız alın” der.

Ve ne yazık ki, bir çocuk icrası olayı daha başlar. İcra Mahkemesinde görevlendirilen uzman ve polisler, çocukları babalarından almaya gelirler. Ama bu sefer çocuklar ikna olmayarak, kesinlikle gitmek istemezler.

Baba bu durum karşında görevlilere; “Çocukların annelerinde kalması benim de işime gelir. Ama ben neticede bir babayım. Çocuklar bende kalmak istiyorsa da, ‘mahkeme kararı var’ diyerek, çocuklarımı ayda sadece 2 gün bende kalmaları gerektiğine dair zorlamaya, Allah katında hakkım, haddim ve yetkim yok. Buyurun ikna edin. Ama ikna edemezseniz, onları zorla götürmenize asla müsaade etmem” der.

Uzmanlar; “Elimizde mahkeme kararı var. Zorla da olsa alırız” deseler de, baba; “Ben elinizdeki mahkeme kararı ile ilgilenmiyorum. Benim için çocuklarımın hukuku ve menfaatleri esastır. Çünkü ben, aydan aya para tahsil edilecek bir bankamatik değil, bir babayım ve çocuklarımın sorumlulukları herkesten daha fazla bana aittir. Hem 10 ve 12 yaşlarına gelmiş çocukları cebirle götürmeye kalkışmak, onlara fiziksel ve psikolojik anlamda şiddet uygulamak demektir. Bir baba olarak çocuklarıma yönelik böyle bir şiddete müsaade etmem de mümkün değildir. Kaldı ki, bu çocuklar annelerinden tekrar kaçarsa ve başlarına bir hal gelirse, bunun hesabını kim verebilir? Sizin veya hakimin umurunda olur mu? Hem elinizdeki mahkeme kararında, çocuk direnirse cebirle alınır yazıyor mu? O yüzden tutanağınızı tutun ve evimden gidin. Sıkıyorsa hâkim o karara, ‘çocuğa gerekirse cebir kullanılabilir’ yazsın ama yazamaz. Çünkü bu hukuken mümkün değildir. Yani suçtur. Bu yüzden, aklınızı başınıza alın ve suça alet olmayın. Buna rağmen çocuklarıma şiddet uygulayacak eli kırarım. Bu da böyle biline” der.

Sonuç olarak, babanın bu sözlerine karşılık Polisler; “Biz bu olaya müdahale edemeyiz” derler.

Bu durum karşında icra mahkemesi görevlileri de, aile mahkemesinin verdiği kararı fiilen yok sayarak, çocukların fazla direnç gösterdiklerine dair bir tutanak tutarak evi terk etmek zorunda kalırlar.

Şimdi hepinize soruyoruz: Bu durumda suçlu kim? Mevcut hukuk sistemine göre vazifesini yapmadı sayılan polis mi? Babalarını ayda sadece 2 gün görmeye mahkûm edilen ama bu mahkumiyete kafa tutan çocuklar mı? Yoksa çocukların hukukunu korumak adına, mahkeme kararını tanımayan baba mı? Veya çocukların velayetinin annede olması gerektiği yönünde rapor hazırlayan ve aynı zamanda çocukları almaya gelen uzmanlar mı? Veya bir çocuğun babaya kaçma teşebbüsüne rağmen çocukların baba ile olan haftalık görüşmesini, ayda iki güne düşüren hakim mi?

Bize göre bu tür vakaların büyük ölçüde önüne geçmenin yolu, kanunlarımıza göre uygulama yolu açık olan ancak aile mahkemelerince bir türlü hayata geçirilmeyen “Ortak Velayet” uygulamasının bir an önce hayata geçirilmesidir.

Abdurrahman Bilici

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın

Arşivler

Alexa