Genel

Osmanlı’nın Muhteşem Adetleri

Osmanlı dönemine ait unuttuğumuz bir çok adetleri vardır.İşte şehir ve aile hayatına dair muazzam Osmanlı adetleri ;

Osmanlı döneminde pencerelerin önüne koyulan çiçeklerin rengi dahi bir anlam içerirdi. Eğer bir pencerenin önünde sarı renkte çiçek varsa ‘bu evde bir hasta var bu sokakta ve evin önünde gürültü yapma’ anlamına gelirdi.

Eğer bir pencerenin önünde kırmızı renkli çiçek var ise ‘bu evde evlilik çağına gelmiş genç kız var , bu evin önünde ve sokakta konuşmalarına dikkat et. küfür kullanma ‘ anlamına gelirdi.

Osmanlı döneminde kapılarda iki adet tokmak bulunurdu. Tokmaklardan birine vurulduğunda ince ses, diğerine vurulduğunda kalın ses çıkardı. Bunun sebebi ise gelen misafir bayan ise ince olan tokmağa vururdu ve kapıya evin hanımı uygunsuz dahi olsa bakabilirdi. Gelen misafir erkek olduğunda ise kalın tokmağa vururdu, böylece evin hanımı kapıya hazırlanıp çıkardı. Ve ya kapıya erkek bakardı.

Osmanlı döneminde gelen misafire kahvenin yanında su verilirdi. Misafir önce suyu alırsa aç olduğu anlaşılır ve hemen sofra kurulurdu.Eğer misafir önce kahveyi alır ise tok olduğu anlaşılır ve meyve sofrası kurulurdu. Kahvenin yanına su koymak Osmanlı döneminden gelir.

Osmanlı döneminde kapıya gelen misafir en az on dakika boyunca kapıda bekler daha sonra kapıya tekrar vururdu ki, bunun sebebi  ev sahibinin hazırlanmasına müsaade verilmesidir.

Osmanlı döneminde kız istemeye gidildiğinde damadın dizlerine bakarak namaz kılıp kılmadığını anlarlardı.

Osmanlı döneminde 63 yaşını geçmiş olan ihtiyarlara yaşı sorulduğunda ‘haddi aştık’ cevabını verirlerdi. Bunun sebebi Peygamber Efendimiz (s.a.v) ‘ in 63 yaşında vefat etmesi idi.

Zekat ve fitre ramazan ayından önce , Şaban ayında verilirdi. Böylece fakir fukara ramazan ayına erzaksız girmemiş olurdu.

Osmanlı ‘da erkekler eşlerine hediye olarak ayna alırlardı. ‘Benim gördüğüm güzelliği sen de gör ‘ manasına gelirdi.

Merdivenden çıkarken erkek bayanın arkasından çıkardı. Hem hanımının vücudunun ifşa olmaması için hem de hanımı düşerse tutabilmesi için. Merdivenden inerken ise aynı sebeple gene erkek arkadan inerdi.

Osmanlı ‘ da Ramazan ayında zenginler,bakkal, manav gibi dükkanlara girip veresiye defterinin baştan ortadan ve son sayfalarından  rastgele birini seçip borcunu kapatırlardı.’Allah kabul etsin ‘ deyip çıkarlardı.Borcu ödenen kimin ödediğini, borcu kapatan da kimin borcunu ödediğini bilmezdi.

Yolda küçük, büyüğün önünden hiç bir zaman yürümezdi.

Ramazan boyunca iftar vakitleri evlerin kapıları açık tutulurdu. Kimsesi olmayan , fakirler, yolda kalanlar,ihtiyacı olan herkes istediği eve girip iftar yemeğine dahil olurlardı.

Osmanlı’da yüzyılın başında giyilen kavukların şekli ve cinsi herkesin sınıf ve mesleğine göre değişirdi. Kavuğun şekline bakarak o kimsenin ililşkili olduğu sınıf herkesçe tanınırdı. Böylece kavukların her biri bir sınıfın âdeta âlamet- i farikası haline geldiği için kimse bir başkasının giydiği şeyi giyemezdi.

Abdurrahman Bilici

1 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

Arşivler

Alexa